|
| |||||
|
Karakter boyutu :
Hayatın Gerçekleri
![]() 13 Ocak 2012, 11:29
![]() Hayat, hep toz pembe olmayabilir, her zaman her şey yolunda gitmeyebilir. Hayat bazen insanın yüzüne gülmeyip, acılarla yoğrulmak suretiyle güçlenmesine sebep olabilir. Bir insan, bütün çabalarına rağmen karşılaştığı güçlüklerle başa çıkamadığı zaman maddi ve manevi olarak yenilmiş duruma düşer. Türlü acılar, çaresizlik ve umutsuzluklar içinde kıvranan, ne yapacağını şaşırmış, kendini tarifi mümkün olmayan bir boşlukta bulan zavallı bir yaratık olur. Toplum, hayat yolunda tökezleyen, elinde olmayan sebeplerden dolayı her şeyini yitirmiş, böyle kişileri "düşmüş" olarak nitelendirir. Düşmüş insan, içinde bulunduğu şartlar nedeniyle moral çöküntüsüne uğramış, bir an her şeyden vazgeçmiş, yaşamanın bile fazla geldiğini düşünebilen kimsedir. Bu kişiler bu durumdan kurtulabilme ümidiyle yardım dileyen bakışlarını önce yakınlarına, sonra içinde bulunduğu topluma çevirir. Önce yakınlarına çünkü kişinin durumunu en iyi yakınları bilir. Yakınlarının kendisi istemeden yardım teklifi getirmesini bekler. Doğrulabilmek için destek arar. Kendisini gerçekten sevenler, onun bu haline üzülürler, teselli etmeye çalışırlar. Ayağa kalkabilmesi için maddi-manevi her şeyi yaparlar. İşte böyle günlerde maddiyattan çok maneviyata ihtiyaç duyulur. Bu duruma düşmüş kişilere çoğu zaman birinci derecede yakınlarının yapamadığını, arkadaşlığın, dostluğun haricinde hiçbir bağı bulunmayan bir arkadaş yapabilir. Bir an da ortaya çıkıveren böyle dostlar hayata küsmüş, her şeyden vazgeçmiş kişiyi tekrar hayata bağlayabilir. Dostlukları sağlam temeller üzerine oturtmanın sonuçları böyle günlerde ortaya çıkıverir. İşte böyle dostlar çeliğe suyunu veren demirci ustası gibi ortaya çıkar ve dostunu düştüğü yerden kaldırarak dimdik ayakta durmasını sağlar. Ruhları insani duygularla donanmış böyle dostların yanı sıra, ruhsuz, merhametsiz insanlar da vardır. Nedense birçokları, hayat kendileri için her zaman toz pembe olacakmış gibi insanların sıkıntılarına karşı lakayt bir tavır takınırlar. Bu bencil durum, acizlik ve düşkünlük olaylarında daha keskin bir şekilde ortaya çıkar. Bunlar ne oldum delisi olmuş Parlak mevkilere ulaşmış, geldikleri yeri unutanlar dır. Bu tür insanlar unutmamalıdır ki “Kartallar her zaman yüksek uçmaz”. Sağlam dostluklar yoksa düşenlere kolay kolay yardım elini uzatan bulunmaz. Aslında, "İnsanlık", "dostluk", "akrabalık", "arkadaşlık"... bütün bencil duygulardan sıyrılıp birbirini sevmek, korumak, düşeni düştüğü yerden kaldırmak ve yardımlaşmak demektir. |
YAZARLARIMIZ
SON YORUMLANANLAR
|
||||
Truva Reklam, Matbaacılık & Bilgisayar Ldt.Şti. | Yeni Ceyhan Gazetesi. Her hakkı saklıdır © YASAL UYARI: YENİCEYHAN Gazetesi; Sitemizde yayınlanan her türlü, resim, makale, yazı veya belgenin site yetkililerimizden izinsiz olarak kaynak gösterilerek dahi alınması, kopyalanması veya yayınlanması yasaktır. Aksi takdirde resmi işlemlere başvurulacaktır. Tasarım : KlasDizayn.Com | Altyapı: MyDesign |
|||||